Madrid’in loş odasında Mariah Banks, Brick Danger’ın karşısında diz çökmüş, ateşli bakışlarla adamın devasa yarağını süzüyor. Ağzına alırken dudaklarının arasındaki ıslaklık ve sertlik, aralarındaki havayı iyice kızıştırıyor. Brick’in eli Mariah’ın saçlarını sımsıkı kavrarken, o da amcığını yavaş yavaş emmeye başlıyor; dilinin ucuyla baş kısmını öpüyor, sonra derinlere indiğinde sesler boğazından zorlukla çıkıyor. Sadece bir folloş değil, tam bir uzmanlıkla yapıyor bu sakso işini; her hareketi hem agresif hem de şehvet dolu. Mariah’ın boğazına kadar inen yarağını içeri doğru çekmesi, adamın gözlerini karartıyor, kasları gerilip titriyor.
Brick dayanamaz hale gelip kalçalarını hafifçe kaldırıyor ve Mariah’a biraz daha sert davranması için sinyal veriyor. O da anında vites yükseltiyor; yumuşak dudaklarını kırmızı amcığın etrafında kıvrandırırken derinlemesine köklüyor. Ağzının içinde yarak hızla gidip gelirken, Mariah acayip bir güç buluyor kendinde; neredeyse boğazına gelen amcığı sonuna kadar içine çekiyor ve hodri meydan gibi adamın tepkisini bekliyor. Brick’in nefesi kesiliyor ama devam ediyor; eliyle kadının yanaklarını sıkıca tutup başını kontrol edercesine yönlendiriyor.
Birdenbire itişi artırıyorlar birbirlerine; Mariah ağzından hırıltılar çıkararak adamın sertliğiyle oynuyor, dilini amcığın en hassas yerlerinde gezdirirken elleri cadı gibi Brick’in kaslı gövdesinde geziniyor. Kadının burnundan hafifçe soluk alan adam artık dayanamayacak nokta geliyor. En sonunda iki ağızdan çıkan vahşi iniltiler arasında Brick sertçe dayayıp boşalıyor; sıcak sıvı hızla boğazdan aşağı süzülürken Mariah bunu içine çekmekten haz duyuyor ve aynı zamanda teşekkür edercesine kükreyen adama daha çok sokuyor.
O an ikisi de zavallı sözcüklere ihtiyaç duymadan bütün dünyayı unutuvermişler; tek dertleri bedenlerden kopan o yoğun zevk dalgası oluyor. Mariah uzman sakso tekniğiyle artık kendi efsanesini yazmıştır; Brick ise tatmin olmuş biçimde gömleklerini toparlayıp yeni maceralara hazırdır.